arkadaşım okurken altını çizdiğimiz cümlelerin bizi ele verdiğini söylemişti bir defasında. ben şunları çizmişim, dostoyevski'nin "ecinniler"inden...
pyotr stepanoviç verhovenski(sayko):
"gerçek doğru, hiçbir zaman doğruya benzemez. doğruyu doğruya benzetmek için içine biraz yalan karıştırmak zorunluluğu vardır."
"kendi yüzüyle dolaşmaktan daha büyük kurnazlık olmaz, çünkü kimse inanmaz kendi yüzüyle dolaştığına insanın."
ivan şatov(zavallı şatov):
"kişinin, yalvarması gerekirken buyurmasının ne demek olduğunu bilir misiniz?"
yüzbaşı lebyadkin:
"her insan değer bir şemsiyeye."
stepan trofimoviç verhovenski(aynı kafadayız):
"geç kalınmış bir yolculuk bu, sonbahar da bitmek üzere, kırları sis örtmüş; donmuş, ihtiyar bir kırağı örtmüş çıkacağım yolu; açılması yakın mezarımın üzerindeyse rüzgar uğulduyor... ama çıkmalıyım yola, yeni, yepyeni yoluma çıkmalıyım. 'temiz tutkuyla dolu, haz veren hülyaya sadık...' "
"çok mutlu olmanızı dilemiyorum -can sıkar-, felaket de dilemiyorum size."
nikolay vsevolodoviç stavrogin(ben hiç anlayamadım seni. anlayan beri gelsin):
"hangi kör şeytan gerekli kıldı beni size?"
piskopos tihon:
"çok kimse işler aynı günahı, ama içleri rahat yaşarlar, dahası bunu gençliğin kaçınılmaz yaramazlıkları sayarak huzur içinde yaşarlar."
şu da incil'den:
''laodinskiy kilisesi meleğine yaz: güvenilir, inanılır tanık Amin böyle diyor. yaptıklarını biliyorum; ne soğuksun ne de sıcak: ah, keşke ya soğuk olaydın, ya da sıcak! ama biraz ılıkkanlısın, ne yakıcısın, ne de dondurucu; çıkarıp atacağım seni bağrımdan. çünkü zenginim diyorsun, çok param var, hiçbir şeye ihtiyacım yok, diyorsun; oysa mutsuz olduğunun, zavallı, yoksul, kör, iğrenç olduğunun farkında değilsin."
bir de aleksey niliç kirilov var. dikkat ettim tek bir sözünün altını çizmemişim...ama adamımdır. dil çıkarmış yüz resmi çizer intihar mektubuna.
twitter ● last.fm ● blogspot







